Habertürk Gazetesi büyük bir halt etti ve en değerli yazarlarından Ece Temelkuran'ın işine son verdi. Aslında ben çok sevindim. Gerçekten de Ece Temelkuran o çizgiye yakışmıyordu. Ece Abla demokrasi çizgisi ile onların üzerini çizmişti bile.
Bundan sonra yer alacağı ortamı çok merak ediyorum. Çünkü Habertürk'te değerli bir kaç yazar dışında gerçekten de beş para etmeyecek yazılara imza atan kişiler var. Orada Ece Abla'yı okumak içime sinmiyordu. Bu nedenle de bakalım yeni yeri neresi olacak.
Ben Ece abla'dan beklerdim bu ayrılışı aslında... Ama geç olsun güç olmasın. Yeni ve güzel bir başlangıç bekliyoruz. Şimdi ben de Habertürk internet kısayolunu çöpe gönderiyorum :)
Ezilenlerin sesi olan Ece Temelkuran, seni seviyoruz. Yalnız değilsin cici ve bir o kadar gerçekçi ablamız. Sevgi parayla satın alınır mı abla. Alınmaz. Sevgimiz son kuruşuna kadar seninledir. Selam olsun.
Habertürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Habertürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ocak 2012 Perşembe
3 Ocak 2012 Salı
Jöleli Bir Delüğanlı
Sevgili Yiğido, delüğanlı.. Ben bu satırları yazarken sen çok uzaklarda olacaksın. Kirpiklerinden düşen jöle parçalarını silemeden, bir kez bile söylemeden bir veda kelimesini gideceksin. Üzgünüm Yiğit.
Şaka bir yana okumuşsunuzdur Yiğit Bulut'un Habertürk'teki yönetmenlik hikayesinin sona erişini. Düşenin dostu olmaz doğru ama yağcı bir insanın düşüsü daha da farklı oluyor. Eğer otoriteye tapınacak kadar ileri giderseniz düşüşünüz de ileri düzeyde bir yankı yapar.
Başlarda televizyon programını ben de ilgiyle takip ediyordum. Ama Yiğit Bulut'un kendini üstün görür tavırları, başbakana övgüleri, milletvekilliği hayalleri ile beraber fazlasıyla soğudum. Yine ara ara izlerim ama güvensizliği ortadan kaldıramaz artık.
Yeni görevi ne olur onu bilemem, belki de daha da iyi bir kariyer yapar bilinmez. Ama en azından ne olduğunu unutmaz bir süre için. Jöleli arkadaşım, senin takdir edebileceğim tek yönün sağa sola fazla tepki vermemen olabilir ancak.
Ne diyelim; darısı diğer jölelilerin başına.
Şaka bir yana okumuşsunuzdur Yiğit Bulut'un Habertürk'teki yönetmenlik hikayesinin sona erişini. Düşenin dostu olmaz doğru ama yağcı bir insanın düşüsü daha da farklı oluyor. Eğer otoriteye tapınacak kadar ileri giderseniz düşüşünüz de ileri düzeyde bir yankı yapar.
Başlarda televizyon programını ben de ilgiyle takip ediyordum. Ama Yiğit Bulut'un kendini üstün görür tavırları, başbakana övgüleri, milletvekilliği hayalleri ile beraber fazlasıyla soğudum. Yine ara ara izlerim ama güvensizliği ortadan kaldıramaz artık.
Yeni görevi ne olur onu bilemem, belki de daha da iyi bir kariyer yapar bilinmez. Ama en azından ne olduğunu unutmaz bir süre için. Jöleli arkadaşım, senin takdir edebileceğim tek yönün sağa sola fazla tepki vermemen olabilir ancak.
Ne diyelim; darısı diğer jölelilerin başına.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
