Radikal Gazetesi'ndeki bir haber dikkatimi çekti. 12 Eylül 1980 darbesinde asker olan bir kişi, komutanların baskılı emirleri sonucu çeşit çeşit işkenceler uygulamış insanlara. Bu kişi bir er. Tutuklulara yaptığı işkenceler yüzünden psikolojik sorunlar yaşamış, tedavi görmüş. Bu işi yapmış yüzlerce askerden sadece birisi.
Peki bu kadar askerden payını almış onbinlerce insan ne olacak? Bu insanların psikolojileri, annelerinin, babalarının, çocuklarının, abilerinin, ablalarının, dayılarının, amcalarının, yeğenlerinin ilişkili olarak psikolojilerini düşününce bu ülkenin geleceğini düşünemiyorum.
Üzerinden buldozer geçmiş bir halk.. Şimdi neden sessiz, hiçbirşey olmamış gibi tepkisiz daha iyi anlışılıyor. Bir insan yaptığı işkencelerden dolayı psikolojikmen hasta oluyorsa işkenceyi gören tarafın travmaları bu toplumun bozulmasına bile neden olabilir...
Yazık, çok yazık...
genelkurmay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
genelkurmay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Ocak 2012 Çarşamba
12 Ocak 2012 Perşembe
12 Eylül 1980
Tarih 12 Eylül 1980.. Türkiye'nin bilmem kaçıncı karanlık devrinin başlangıcı. Siyasi kargaşaya son verme bahanesi ile yapılan darbenin yaktığı sayısız can.. Rakamlar her yerde veriliyor. Ben de veriyorum.
Gözaltına alınanların sayısı 650 bin, yargılananların sayısı 230 bin kişi, hakkında idam cezası istenenler 7 bin kişi, idam edilen 50 kişi.Ve gözaltında kabolan yüzlerce, işkenceden geçen binlerce insan.
Kimlerdi bu insanlar. Türkiye vatandaşlarıydı. Çoğu solcu olmak üzere sağ ve soldan bir sürü insan kırıldı, ezildi, öldürüldü, yok edildi, aileleri susturuldu.
Kimin ne hakkı vardı bunlara. Hem ortalığı karıştıracaksın Çorum, Kahramanmaraş gibi provakasyonlarla hem de ortalık karıştı diye darbe yapıp zaten zarar görenleri yeniden zarara uğratacaksın. Devlet, halkına böyle yapar mı? Demir yumruğunu en küçük olaylarda bile halkının tepesine indiren şerefsizler, gün gelecek devran dönecek sizler de kahrolacaksınız.Kahrolun!
Siz, sıcak evlerinizde, lüks yaşantınızı yaşayın, orduevlerinizde alakart menülerinizi lüks restoranlardan farkı olmayacak şekilde tadınız. Çocuklarınız fabrikatör çocuklarından bile imtiyazlıdır, hastalığınızı bile en güzel koşullarda tedavi ettirirsiniz.
Ve yüce milletimiz, sevgili halkımız sizleri baştacı etmeye devam etsin. Ey Aziz Nesin senin kıymetin her geçen yıl daha da anlaşılıyor... Ey halk devam et..................
Gözaltına alınanların sayısı 650 bin, yargılananların sayısı 230 bin kişi, hakkında idam cezası istenenler 7 bin kişi, idam edilen 50 kişi.Ve gözaltında kabolan yüzlerce, işkenceden geçen binlerce insan.
Kimlerdi bu insanlar. Türkiye vatandaşlarıydı. Çoğu solcu olmak üzere sağ ve soldan bir sürü insan kırıldı, ezildi, öldürüldü, yok edildi, aileleri susturuldu.
Kimin ne hakkı vardı bunlara. Hem ortalığı karıştıracaksın Çorum, Kahramanmaraş gibi provakasyonlarla hem de ortalık karıştı diye darbe yapıp zaten zarar görenleri yeniden zarara uğratacaksın. Devlet, halkına böyle yapar mı? Demir yumruğunu en küçük olaylarda bile halkının tepesine indiren şerefsizler, gün gelecek devran dönecek sizler de kahrolacaksınız.Kahrolun!
Siz, sıcak evlerinizde, lüks yaşantınızı yaşayın, orduevlerinizde alakart menülerinizi lüks restoranlardan farkı olmayacak şekilde tadınız. Çocuklarınız fabrikatör çocuklarından bile imtiyazlıdır, hastalığınızı bile en güzel koşullarda tedavi ettirirsiniz.
Ve yüce milletimiz, sevgili halkımız sizleri baştacı etmeye devam etsin. Ey Aziz Nesin senin kıymetin her geçen yıl daha da anlaşılıyor... Ey halk devam et..................
Etiketler:
adalet,
darp,
faşizm,
genelkurmay,
gerçekçilik,
ilker başbuğ,
işkence,
komutan,
ölüm,
türkiye,
yaşam
6 Ocak 2012 Cuma
İlker Başbuğ Cezaevinde
Türkiye ilkleri yaşamaya devam ediyor. Genelkurmay eski başkanlarından İlker Başbuş dün sorgusunun ardından cezaevine gönderildi.
Sevinsek mi üzülsek mi?
Elbette üzülmeyeceğim! Masum insanların canı yanarken Türkiye'deki faşişt anlayışın sürmesine katkı sağlayan bir insan için üzülemem. Onlara dokunulacak en başta. Türkiye'de askerler sayesinde çok karanlık günler yaşandı. Ve onlara hiçkimseler dokunamadı. Lüks içinde ucuza yaşadılar ve hep el üstünde tutuldular niyeyse. Bu elit insanlara dokunulmasına neden üzülsün ki insan.
Ama yine de ortadayım bir şekilde bir çok insan gibi. Bu AKP'nin adalet düzeni olunca sorgulamadan edemiyor insan. Ufuk Uras, 2009 yılında İlker Başbuğ hakkında suç duyurusunda bulunduğunda görmezden gelen, ciddiye almayan savcılar şimdi neyin peşindeler.
Bu iş taraflı yapılıyorsa adalet olmaz. Tüm suçlular, zalimler adaletin önüne gelmelidir. O gelir bu gelir diğerleri gelmez korunursa bu ne dine ne de vicdana sığar. Dindarım diyen bunu böyle bilmelidir.
Ama yine de beter olsunlar Türkiye halkı üzerinde oyun oynayanlar.
Sevinsek mi üzülsek mi?
Elbette üzülmeyeceğim! Masum insanların canı yanarken Türkiye'deki faşişt anlayışın sürmesine katkı sağlayan bir insan için üzülemem. Onlara dokunulacak en başta. Türkiye'de askerler sayesinde çok karanlık günler yaşandı. Ve onlara hiçkimseler dokunamadı. Lüks içinde ucuza yaşadılar ve hep el üstünde tutuldular niyeyse. Bu elit insanlara dokunulmasına neden üzülsün ki insan.
Ama yine de ortadayım bir şekilde bir çok insan gibi. Bu AKP'nin adalet düzeni olunca sorgulamadan edemiyor insan. Ufuk Uras, 2009 yılında İlker Başbuğ hakkında suç duyurusunda bulunduğunda görmezden gelen, ciddiye almayan savcılar şimdi neyin peşindeler.
Bu iş taraflı yapılıyorsa adalet olmaz. Tüm suçlular, zalimler adaletin önüne gelmelidir. O gelir bu gelir diğerleri gelmez korunursa bu ne dine ne de vicdana sığar. Dindarım diyen bunu böyle bilmelidir.
Ama yine de beter olsunlar Türkiye halkı üzerinde oyun oynayanlar.
Etiketler:
adalet,
asker,
genelkurmay,
ilker başbuğ,
türkiye
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

