komutan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
komutan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2012 Çarşamba

Albay Çillioğlu

Tunceli Alay Eski Komutanı Kazım Çillioğlu'nun da bir çok insanımız gibi faili meçhul bir cinayete kurban gittiği kanıtlandı. Zaten şüpheli bir ölümdü ama yasal deliller ile bu acımasızlık ortaya çıktı.

Zamanında intihar deyip de bu işin üstünü örtenlerin yanına kar kalacak elbette. Türkiye, karanlıklar ülkesidir, faile giden gittiğiyle kalır, zalimin zulmü ebedidir bu ülkede.

Fotoğrafta komutanlardan Kazım Çillioğlu, Jandarma Genel Komutanlığı yapan ve uçak kazası ile ölen Eşref Bitlis'e selam veriyor. Eşref Bitlis, Turgut Özal ile Kürt Sorunu konusunda güzel çalışmalar yapacaktı ama karanlık odaklar izin vermediler. Uçağı sözüm ona arıza nedeni ile düştü. Artık çocuklar bile bu yalana prim vermezken hala bir çok insanımız bunu savunuyor.

Herşeyden acısı bunca karanlık olaya sahip çıkan bir halk yüzdemiz olmasıdır. Böyle bir durumu kabullenmek çok zor. İnsanlar gündüz gözüyle, herkesin ortasında haince, gaddarca imha edilecekler ve sen yine devleti savunduk diyeceksin. Hey bre ahmak aklın yok bilirim de vicdanın da mı yok az biraz...!

12 Ocak 2012 Perşembe

12 Eylül 1980

Tarih 12 Eylül 1980.. Türkiye'nin bilmem kaçıncı karanlık devrinin başlangıcı. Siyasi kargaşaya son verme bahanesi ile yapılan darbenin yaktığı sayısız can.. Rakamlar her yerde veriliyor. Ben de veriyorum.

Gözaltına alınanların sayısı 650 bin, yargılananların sayısı 230 bin kişi, hakkında idam cezası istenenler 7 bin kişi, idam edilen 50 kişi.Ve gözaltında kabolan yüzlerce, işkenceden geçen binlerce insan.


Kimlerdi bu insanlar. Türkiye vatandaşlarıydı. Çoğu solcu olmak üzere sağ ve soldan bir sürü insan kırıldı, ezildi, öldürüldü, yok edildi, aileleri susturuldu.

Kimin ne hakkı vardı bunlara. Hem ortalığı karıştıracaksın Çorum, Kahramanmaraş gibi provakasyonlarla hem de ortalık karıştı diye darbe yapıp zaten zarar görenleri yeniden zarara uğratacaksın. Devlet, halkına böyle yapar mı? Demir yumruğunu en küçük olaylarda bile halkının tepesine indiren şerefsizler, gün gelecek devran dönecek sizler de kahrolacaksınız.Kahrolun!

Siz, sıcak evlerinizde, lüks yaşantınızı yaşayın, orduevlerinizde alakart menülerinizi lüks restoranlardan farkı olmayacak şekilde tadınız. Çocuklarınız fabrikatör çocuklarından bile imtiyazlıdır, hastalığınızı bile en güzel koşullarda tedavi ettirirsiniz.

Ve yüce milletimiz, sevgili halkımız sizleri baştacı etmeye devam etsin. Ey Aziz Nesin senin kıymetin her geçen yıl daha da anlaşılıyor... Ey halk devam et..................

4 Ocak 2012 Çarşamba

Erzincan'da Yine Komutan Dürtüğü

2009 yılında Erzincan'da askerliğini yapan er, rahatsızlığı nedeniyle sporu yarım bırakarak astsubayın yanına gider. Astsubay inanmaz eri koşturur. Asker koşamaz ve yere düşer. Asker film çektirir ve burkulma olduğu görülür. Ardından işkence devam eder. Komutan hem döver hem  de nöbet yazdırır. Ardından üsteğmen de nöbet tutamadığı için darp eder. Sonrası yerde sürükleme, makam odasına kapatıp dövme, sopayla darp gibi devam eden süreç sonunda ailesi arkadaşlarının haber vermesi sonucu Erzincan'a giderler ve şikayetçi olurlar.

Mahkeme ne yapar? Askeri mahkeme her zamanki gibi komik cezalar verir. Üsteğmen suçsuz, astsubay ise 1500 tl para cezası alır. 24 ay taksitle ödeyecektir hem de.

Bunun gibi daha ne olaylar vardır değil mi? Kimlerin canı nasıl yakılmıştır da haberimiz bile olmamıştır. Benim askerlik yaparken yaşadığım bir olay var. Aslında bir çok olay var ama ben ciddilerinden birini yazacağım. Beraber nöbet tutarken hastaneye kaldırdığımız bir er vardı. Direk apandist ameliyatı olduktan sonra bir ay izne gitti. Birliğe katıldığı hafta bir komutan silahı iyi tutamadığı için karnına tekme ile yol kenarındaki çiçeklerin arasına kadar fırlattı askeri. Daha ameliyatı yeniydi. Ne yapacaksın ki?? Daha neler gördük de söylesen ne olur söylemesen ne olur..!

Adalet budur bizim ülkemizde. Bizler ülkemizi çok severiz aslında. Ama böylesi vicdansızlıklar sayesinden insanlar marjinal ya da muhalif hale geliyorlar. Çok yazık çook.